Kurumsal Kültürün devamlılığı

Başarılı bir kurumsal kültür, şirketin başarısındaki en büyük unsur. Kurumsal Kültürü göremez, ona dokunamazsınız ama, ona inanır ve onu hissedebilirsiniz. Kültür kavramı, elle tutulmaz ama çalışanın ona yürekten inandığı zaman, paylaştığı bir inançtır.

Müşteriler dışarıdan baktığında, bir kuruluşun kültüre sahip olup olmadığını anlarlar. Buna karşılık, iletişim danışmanları da, bir müşterinin kapısından içeri ilk kez adım attığı an, o müşterinin kurum kültürüne sahip olup olmadığını anlayabilir. Bu tür bir kültürün belirtisi, tüm kuruluş içinde hissedilen mükemmellik  ve başarı arayışıdır. Çalışanların morali, enerjisi, kurumsal davranış ve en az bunun kadar önemli, maddi performans açısından da başarıyı beraberinde getiren bir tutumdur.

Kültürün, iş sonuçlarını  etkilediğini gösteren araştırmalar bulunuyor. Kurumsal kültür, kurumlarda kriz durumlarında kullanılmak üzere vitrinlerde saklanan bir malzeme değil.

Kültür, bir şirketin inanç ve davranış biçimleridir, kendini, kimi zaman kağıt üzerinde de olmak üzere, çeşitli şekillerde belli eder. Kurum kültürünü yazmak, temel değerleri ortaya koymak, kurumun temel başarısını sağlar.

Müşteri kurumlar için ne kadar değerliyse, kurumlar da müşteri için o derece değerli olmalı

Bu amaca erişebilmek için temel ilkeler olmalı. Bu ilkeler karşılıklı saygı, takım çalışması, etik, girişimcilik gibi bir çok ana noktaya içerir. Bana göre, değerleri ifade etme şeklimizin ortaya koyduğu en belirgin nitelik, çalışan odaklı olmak. Öncelikle çalışanınıza odaklanabilirsiniz.

Başarı kültürü, çalışanları ellerinden gelenin en iyisini yapmaya, mesleklerinde en başarılı kişi olmaya yönlendiriyor

Herkes, mükemmel olarak tanınmak ister ve hepimiz, böyle ayrıcalıklı bir itibara kavuşmak için çaba gösteririz. Çalışanlar, ortalama olarak geniş bir çevrede “en iyisi” olarak tanınmış, ama sürekli daha da iyi olmak için çaba gösteren bir kurumda çalışmak isterler.

Güvenilirlik kazanabilmek için, her kurumun sınırlarını belirlemeden, bundan söz edemezsiniz. Kurumların hoşgörüsüz olmaları gereken bazı örnekler verebiliriz, bunlar bazı davranışlarımıza katılık getirebilir.

  • Yetkiyi kötüye kullanmak
  • Toplantılara geç kalmak
  • Her tür saygısızlık
  • Politik manevralar
  • Çalışanlarımıza müşterinin kötü davranması

Başarı kültürü özendirici olmalı, Çalışanlarda gerçek bir topluluk hissini yaratabilmeli

Başarılı olmaya kararlı kişilerle çalışmak ve bu kişisel kararlılığı körüklemenin yollarını araştırmak gerekiyor. Bence bu konuda, başarılı olmanın en önemli yollarından bir tanesi, gerçek bir topluluk olduğunuz  hissini yaratabilmek.  Bir grup insanı, bir topluluk veya takım yapan açık şeffaf iletişimdir. Takımdaki kişileri tanımak ve onları sevmek. İş yerinde olan bitenin dışında, yanında çalışanların her birini az da olsa tanıyabilmek için daha fazla çaba gösteren bir yöneticinin yerini, hiçbir şey dolduramaz.

Başarı kültürü doğrulanabilir olmalıdır.

Kurumsal kültürün bir anlamı olacaksa, insanlar, bu kültürün planlandığı şekilde ürün vereceğine inanmalıdır. Sonuçlar mutlaka ödüllendirilmelidir. Kişiler, kariyerleri yönünde geliştirilmeli iş yeri hareketlendirilmelidir. Bu genellikle kültürün bütünlüğünü korumak için bazı zor kararlar almak anlamına gelir. Çalışanın sürekli değişmesi hepimizi endişelendirir. Ancak bu her zaman kötü değildir. Çalışanlar, kurum kültürüne uyum sağlayamayacak kişileri çok çabuk fark ederler. İşte bu nedenle, biz yöneticiler, uyum sağlaması olanaksız olanları belirleme konusunda süratli ve kararlı davranmalıyız. Burada, yine kültürün bütünlüğünü korumaktan önem taşıyor.

İşin anahtarı “güvenilirlik”

“Güvenilirlik” derken, kuşkusuz, sadece çalışanlar arasındaki güveni kastetmiyorum. Burada sözünü ettiğim, tüm hedef kitlelerinizde çınlayan ve yalın, dürüst ve sürdürebilir bir güvenilirlik. Birkaç yıl öncesini, kurumsal kimliğin çok moda olduğu zamanları anımsayın. Şirketler, vizyonlarını tanımlamak için birbirleriyle yarışıyorlardı ve gerçek dünya ile bağlantısı olmayan vizyonlar havada uçuşuyordu.

Her şey sürdürmeye değecek, gerçeklere dayanan ve inanılır bir kültürle başlıyor. İnanılırlığı sürdürmek için kullandığımız yöntemlerden biri, düzenlediğimiz çalışan anketleri. Herhangi bir ofisimizde, çalışanımızın, kültürümüze uymamaya başladığına ilişkin işaretler alırsak, bu durumu düzeltmek, bizim önceliğimiz içinde yer alır. Anket sonuçları, işe alma konusunda doğru hareket edip etmediğimizi söylüyor. İyi iletişim kuruyoruz. Kişileri de iyi eğitiyor ve yetiştiriyoruz. Bu anket, müşteriye sağlanan hizmet kalitesi gibi, çalışanın şirketimizle duyduğu gururun da tutarlı olduğunu gösterir.

Sonuç olarak, esinlenme ve hoşgörüsüzlük, motivasyon, doğrulanabilirlik, güvenirlilik…Bunlar, “başarı kültürünü” oluşturuyor. Kurum içinde gerçek bir başarı kültürü besleyip güçlendirmek için elinizden geleni yapın. Bu kültürü, en değerli mücevher gibi koruyun, çünkü ona iyi bakar ve iyi kullanırsanız, bu gerçekten en değerli rekabet kozunuz olabilir.

Bir Cevap Yazın